_dosyalar/spacer.gif) |
_dosyalar/spacer.gif) |
_dosyalar/gen_2.1.gif) |
|
|
|
|
_dosyalar/spacer.gif) |
_dosyalar/gen_8.1.gif) |
_dosyalar/gen_9.1.gif) |
|

BARİKATTAKİ ÇOCUK
AYHAN
BOZKURT (Everest Yayınları)
10 TL |
Şiir ve
öyküleriyle tanıdığımız Ayhan Bozkurt,
ilk romanı Barikattaki Çocuk ile
edebiyatın farklı bir alanını deniyor.
Şiir ve öyküdeki dil ustalığını
romanına da taşıyan Bozkurt, bir
çocuğun gözlerinden hemen 12 Eylül
öncesinde Çorum'da yaşananları
anlatıyor bize.
Tüm ülkenin barikatlara bölündüğü bir
dönemde Çorum'da Alevilerin çoğunlukta
olduğu bir mahallede geçen bu
çocukluk, güzel ağabeylerle güzel
ablaların, amcaların ve teyzelerin bir
de onların karşısında yer alanların
ama yine de sokakların gerçek sahibi
çocukların ve sokak hayvanlarının,
özellikle de Becit'in günleriyle akıp
giderken... Sonunda içinde yaşanan
incelikleri, her şeye rağmen birlikte
yaşamayı kırıp geçen silahlı
adamların, acımasızca silaha
davrananların ve unutmayı seçsek de
çok iyi bildiğimiz o panzerlerin
gölgesinde son bulan o hikâye.
Türkiye'nin en derinden kırıldığı,
varıldığı, dönüştüğü o dönem.
Bazen çocuklar, annelerinin koynundan
bir merminin düştüğü ve bir teğmenin
onu görmezden geldiği anlarda
büyürler. w
|
|

ÇARPIK EV BURCU AKTAŞ (Doğan
Kitap) 10 TL |
Gündüzleri göğü
delen apartmanların gölgesinde kalan,
akşamları onların ışıklarıyla
aydınlanan çarpık bir ev... İçinde
kuşlar gibi havada duran marullar,
canavara dönüşen bir kadın ve galiba
bir fil...
Çarpık Ev'i gözetleyen çocuklar onun
sırrını çözmeye çalışıyor, bir karga
da onların... Karşılaşacakları
sürprizlerin ise ev ödevi
sıkıcılığında olmayacağı kesin.
Gölgelerin saklambaç oynadığı bu evin
sırrını çözmek için şunu unutmamak
lazım:
Gerçekten bakmazsan göremezsin!
w
|
|

CEBELAVİ SOKAĞI'NIN ÇOCUKLARI
NECİP
MAHFUZ (Kırmızı
Kedi Yayınları)
26,50 TL
|
Mukattam
Çölü'nün kıyısında, adının verildiği
sokakta, yüksek duvarların çevrelediği
muhteşem konağında yaşayan kudretli
Cebelavi, topraklarının ve mülklerinin
idaresini beş oğlundan biri olan
Edhem'e bırakır. Ancak Edhem'in
babasına ihaneti, konaktan
kovulmasıyla sonuçlanır. Cebelavi'nin
oğulları ve torunlarından Cebel, Rıfat
ve Kasım, ondan aldıkları işaretler ve
manevi güçle, sokağın yönetimini ele
geçirir, çetelerin elindeki yoksul
halklarına yardımcı olmaya, barış
sağlayıp adil bir düzen kurmaya
çabalarlar. Amaçları aynı olsa da
yolları farklıdır. Cebelavi'nin
çocukları ve torunlarının hikâyeleri,
birbirine geçerek ilerler. Sokaktaki
herkesin ve her şeyin sahibi olan, adı
efsaneleşen Cebelavi'nin sırrını
çözmeye çalışırken beklenmedik
olaylara yol açan torunu Arif'in
dönemi, bu tuhaf sokağın ve
sakinlerinin hayatında farklı ama
kalıcı bir sayfa açacaktır.
Mısır'da yıllarca yasaklanan Cebelavi
Sokağı'nın Çocukları, hem bütün bir
soyun hem de peygamberleri, efsaneleri
ve günümüze göndermeleriyle, aynı
soydan gelenlerin düşmanlıkları,
savaşları, iktidar hırsları, aşkları
ve mucizeleri üzerinden insanlığın
evrensel ve ruhani öyküsünü anlatıyor.
"Bizi hiçbir zaman görmeyen ve hiçbir
zaman göremediğimiz bir büyükbabamız
olması hüzün verici değil midir?
Bizler pislik içinde yaşarken, onun
kendini o konağa kapatması tuhaf değil
midir? Bizi bu noktaya getirenin ne
olduğunu merak ediyorsanız, işte size
hikâyelerimiz; Edhem, Cebel, Rıfat ve
Kasım hakkında her şeyi öğreneceksiniz
-ama bunların hiçbiri sizi
rahatlatmayacak, avutmayacak."
Kör İmam diye bilinen Ömer Abdulrahman,
"O herif, Sokağımızın Çocukları romanı
yayınlanır yayınlanmaz ortadan
kaldırılsaydı, Salman Rüşdi bugün
Şeytan Ayetleri'ni yazmaya cesaret
edemezdi" demiştir ve bu bir fetva
olarak nitelendirilmiş ve Necip Mahfuz
suikasta uğramıştır.
Cebelavi Sokağının Çocukları ilk
olarak tefrika olarak 1959 yılında Al
Ahram adlı günlük bir gazetede
yayınlanmıştır ve dinin ve bu dine
mensup kişilerin düşüncelerine hakaret
ettiği gerekçesi ile sokaklara taşan
gösterilere sebebiyet vermiştir.
w
|
|

KABİL
JOSE
SARAMAGO (Kırmızı
Kedi Yayınları) 13,50 TL |
José
Saramago ölümünden önce yazdığı ve
yayımlandığı ülkelerde büyük
tartışmalara yol açan son romanında
insanlığın kutsal kitaplardaki
başlangıcına geri dönüyor.
Adem ile Havva'nın oğlu, kardeş
katili, "sürgün ve gezgin" Kabil'le
çıkılan bu yolculuk, Eski Ahit'in loş
ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve
mekân kavramlarını altüst ederek,
süreğen bir şimdiki zaman içinde,
edebiyatla felsefenin kesiştiği dar
alanlarda dolaştırıyor okuru.
Suç, ceza, adalet, nefret, ihtiras
gibi insana özgü kavramlar ile
savaşlar, katliamlar, cinayetler,
boyun eğmeler ve isyanlar gibi insana
özgü eylemler arasında gidip gelirken,
İbrahim'den Nuh'a, Adem ile Havva'dan
Eyüb'e, Lilith'e kadar bütün kadim
şahsiyetler de beklenmedik anlarda ve
yerlerde karşımıza çıkıp insanlık
panoramasını tamamlıyorlar.
Gerçeğin ironik, yalın ve dolaysız
dilini kullanan Saramago bu son
romanıyla bize tüm zamanların sorusunu
miras bırakmış oluyor: İnsan türü
evrendeki yerini ve varlığını hak
etmiş midir?
|
|

KOMÜNİST MANİFESTO MANGA
KARL
MARX, FRIEDRICH ENGELS (Yordam
Kitap) 11 TL |
Karl Marx'ın
temel yapıtı Kapital'in çizgi romanı
Kapital Manga'yı 2009 yılında
okurlarla buluşturan Yordam Kitap,
şimdi de bilimsel sosyalizmin en
yaygın belgesi Komünist Manifesto'nun
çizgi romanı Komünist Manifesto
Manga'yı yayınlıyor.
Karl Marx ile Friedrich Engels
tarafından kaleme alınan Komünist
Manifesto'nun ilk basımı 1848
Şubatında Londra'da yayınlandı. O
tarihten bugüne belli başlı dünya
dillerinde sayısız basımı yapıldı;
bugün de yaygın bir ilginin konusu
olmaya devam ediyor. Bu ünlü tarihsel
belgenin özünü, çizgi roman formunda,
bir öykü ile iç içe sunan Komünist
Manifesto Manga, hem Manifesto'nun
içeriğini merak eden okuyuculara hem
de çizgi roman-manga tutkunlarına
zevkli bir okuma vaat ediyor.
"Bu küçük kitapçığın ağırlığı pek çok
cilde denktir. Bugüne dek uygar
dünyada örgütlü ve mücadeleci
proletaryanın tümüne hayat ve hareket
veren onun ruhudur." (Lenin)
|
|

MİNO'NUN SİYAH GÜLÜ
HÜSNÜ ARKAN (Kırmızı Kedi Yayınları)
17,50 TL |
1960'lı yıllarda
bir Ege kasabasında başlayan yasak bir
aşkla 12 Eylül'ün hemen öncesinde
gelişip darbenin ardından pek çok
kişiyle paylaşılan bir kaderle son
bulan kırık bir aşk: iki katmanlı bu
romanın iç içe geçen iki farklı
hikâyesi. Mücadeleleriyle,
inançlarıyla, haklılıkları ve
yenilgileriyle bütün bir kuşak ve
darbelerden, idamlardan geçen, yarım
kalan hikâyelerle 2000'li yıllara
uzanan yakın tarihimiz. Siyasi bir
ortamın içinde filiz veren aşklar,
yeşeren duygular, yarım kalan umutlar.
Hüsnü Arkan, 60'lı yıllardan
başlayarak, özellikle 12 Eylül
döneminin acıtan sayfalarına bir
ailenin kadınlarının gözünden bakıyor.
|
|

OBURLUK ÇAĞI (Felsefe
ve Politik-Psikoloji
Denemeleri)
YILDIZ SİLİER
(Yordam Kitap) 11 TL
|
Yaşadığımız
çağın çelişkilerini yansıtan bir
resim: sürekli sıkılan ve yeni
oyuncaklar talep eden obur büyükler
ile hiç oyuncağı olmayan, zamanından
önce büyümüş aç çocuklar. Aynı dünyada
bambaşka hayatlar; vitrindekiler ve
çöplüktekiler... Bu resim, Oburluk
Çağı'nın hareket noktası.
Yıldız Silier, geniş bir okur
kitlesinin beğenisini kazanan Özgürlük
Yanılsaması'ndan sonra, okurların
karşısına yine çok ilginç bir kitapla
çıkıyor. Silier, edebiyatın
olanaklarıyla beslenen, sade ve akıcı
bir dille kaleme aldığı kitapta, önce
Kafka'nın bir öyküsünden yola çıkarak,
otoriteye itaatin nedenlerine,
özgürlüğü engelleyen içsel korkulara
değiniyor, "hayatın anlamı"na dair
soruları ele alıyor. Ve yeni sorulara
cevaplar arayarak ilerliyor: Mutluluk
fetişizmi bireyselliğin gelişmesini
nasıl engelliyor ve bireyciliği nasıl
körüklüyor? Kant, Marx, Mill ve
Sartre'dan ilham alarak eleştirel ve
nesnel ahlaki değerlerin kavramsal
çerçevesini oluşturabilir miyiz?
Marx'ın yabancılaşmanın aşılması
hedefiyle, varoluşçuların sahicilik
özleminin temelinde hangi farklı
bireysellik anlayışları yatıyor?
Postmodernizm, farklı "akıl" ve
"ilerleme" kavramlarını birbiriyle
karıştırarak, kapitalizmin yol açtığı
yıkımları nasıl Aydınlanma'ya
yüklüyor? Tarih içinde kadınların ana
tanrıçalıktan paryalığa düşmesi ve
"evcilleştirilmesi" nasıl gerçekleşti?
Annelik deneyimlerinin, "annelik
ideolojisi"nin kısıtlayıcı etkisinden
kurtulup özgürleştirici bir potansiyel
içermesi mümkün mü? Narsist
bireylerin, özgürlüğü kuralsızlık ve
sınırsızlıkla ilişkilendirmesiyle,
tüketimciliğin oburluğu erdem haline
dönüştürmesi arasında nasıl bir
bağlantı var? Dünyayı yöneten
şirketlerin, insanları da kendi
suretlerinde biçimlendirmesiyle,
"deforme" olmuş bireylerin
kaynağındaki "irrasyonel" sistem nasıl
doğallaştırılıp görünmez hale
getiriliyor? |
|

SULTANI ÖLDÜRMEK
AHMET
ÜMİT (Everest Yayınları) 20 TL
|
"Biri, sizi cinayet işlemekle
suçladığında deliller bulur, tanıklar
gösterir, bunun bir iftira olduğunu
kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi
itham eden kişi bizzat kendinizseniz,
ne yaparsınız?"
Ahmet Ümit'in Nisan ayında
yayınlanacak romanı Sultanı Öldürmek
bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı
kadını bekleyen bir tarihçinin
hikâyesi bu. Şahane bir aşk için
harcanmış bir ömrün hikâyesi...
Serhazinlerin son temsilcisi Müştak
Serhazin'in başından geçen dört günlük
tuhaf bir serüven. Sapında Fatih
Sultan Mehmed'in tuğrası bulunan
mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih
profesörü... Bir aşk cinayeti mi?
Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli
ölümüne uzanan bir entrika mı? Osmanlı
devletinin bir imparatorluğa dönüştüğü
o zaferler ve ihanetlerle dolu günlere
yapılan sıradışı bir yolculuk. Ve bu
heyecan verici yolculuk boyunca
kulaklardan eksik olmayan o kadim
soru: Tarih, geçmişte yaşananlar
mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları
mı?
"...Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han
oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan
Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin
hâkimi. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi.
Kostantiniyye'yi zapt eden padişah.
Roma İmparatorluğu'nun doğal varisi,
farklı dinlerden, farklı dillerden,
farklı ırklardan yepyeni bir millet
yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli
hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at
koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş
naraları, korku çığlıkları. Ardı
ardına düşen şehirler, ardı ardına
yıkılan devletler, ardı ardına el
değiştiren kaleler. Kırk dokuz yaşında
dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve
değişmez kader. Akşama kavuşan gün.
Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih
Sultan Mehmed'in şüpheli ölümü. Ve
onun iki şehzadesi. İkiye bölünen
saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir
şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki
şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken
saray odasında unutulan Fatih Sultan
Mehmed Han'ın cansız bedeni..."
Ahmet Ümit, kusursuz bir kurguyla ele
aldığı bu cinayet-aşk-tarih örgüsünde
edebiyat okurlarının gözündeki
ayrıcalıklı yerini bir kez daha
sağlamlaştırıyor.
|
|
|
|
|
|
Adres:
S?l?Saksı Sokak No: 5 Beyoğlu - İstanbul
Tel: 0212 2444701 Fax: 0212 2514217
İletişim:
semerkant@semerkantkitabevi.com
yenisi |
|
_dosyalar/gen_11.1.gif) |
_dosyalar/spacer.gif) | | |
| |
_dosyalar/gen_16.1.gif) | |
_dosyalar/spacer.gif) |